Kayıtlar

''Sözcükler'' Jean- Paul Sartre

Resim
Jean Paul Sartre'ın hayatı, geçmişi, onu Sartre yaptığını düşündüğüm ne varsa hepsiyle büyük bir merak konusudur benim için. Bunda hem varoluşculuk felsefesine duyduğum ilginin hem de kitaplarından değişik bir haz almamın etkisi var.  ''Sözcükler''e bir kitap fuarında denk geldim. Sartre'ın kendi kaleminden çocukluğunu anlattığını söyledi standın başındaki adam. Ben bu kitabı nasıl atlamışım! Okumak için hızlıca eve koştum.  Sartre'ın çocukluğu Burada kitabı bilmişlikle eleştirmeye, analiz etmeye çalışmayacağım. Bunun zaten beni aşan bir çaba olacağının farkındayım. Sartre'ın felsefesine, hayatına ve eserlerinin özüne hala istediğim kadar yakınlaşamadım. Tekrar okumam, üzerine düşünüp yazmam gereken kitapları hala kitaplıktan bana bakıyor. Onun yazdıklarını bitirdikten sonra üzerine düşünüp bir şeyler karalamadıkça Sartre okudum demek çok zor.  ''Sözcükler''den aklımda kalanları sırf bu amaçla sıcağı sıcağına yazmak isti...

Ses ve Öfke- William Faulkner

Resim
Ses ve Öfke hep duyduğum bir türlü okumaya cesaret edemediğim bir kitaptı. Bilinç akışı tekniğiyle iyi anlaşabilmem zaten oldukça zaman aldı. Virginia Woolf  okuduktan sonra belki Ses ve Öfke'nin de zamanı gelmiştir dedim. Zor okunacak bir roman olduğunu bilerek başladım. Biraz daha rahat okumak için önceden araştırma yapmak iyi olur. En azından kitabın 4 bölüme ayrıldığı ve bu bölümlerden ilkinin, ailenin zihinsel engelli üyesi Benjy' nin hissettikleri ve kavrayabildikleri olduğunu bilmek işe yarayabilir.  En zor bölüm ilki çünkü. Elli sayfa sonra vazgeç sinyalleri yolluyor beyin. Anlaşılamayan bir hikaye, çözülemeyen karakterler, çok anlamsız görünen bir çaba var. B1 düzeyinde bilinen yabancı bir dilde okuma yapmak gibi. Kelimeler tanıdık ama bir bütün olarak bir şey ifade etmiyor. Kitap sondan başa yazılmış. Benjy'nin ağzından olan  ilk bölümde tüm hikayenin karmakarışık da olsa daha en başında  bize anlatıldığını kitap bittiğinde anlıyoruz. Sayıkla...

Deniz Feneri - Virginia Woolf

Resim
Virginia Woolf okuma denemelerime lisede başlamıştım. İlk yirmi sayfadan sonra yapamayıp bırakıyordum. ''Bilinçakışı tekniği'' nin bana uygun olmayan bir yazım biçimi olduğuna karar veriyordum her seferinde. Simone de Beauvoir hayranlığım artmaya başlayınca, bir sonraki okunacak yazar araştırmalarımda yeniden Woolf çıktı karşıma. Kitapçı raflarında hüzünle ve eksiksiz bekleyen Woolf eserleri beni üzüyordu. Beauvoir'ı kendi dilinden okuyup anlamanın verdiği cesaretle Woolf'un da üstesinden gelirim bu defa deyip Deniz Feneri kitabını aldım. İlk yirmi sayfa yine çetin geçti. Tüm kalıplarımı yıkmaya çalıştım. Kitabın zorluğu; karakterilerin fazlalığından ve hepsinin en küçük ayrıntısına kadar hissettiği- düşündüğü her şeyin, bir karakterden diğerine hangi ara geçildiğini anlamadan bize aktarılmasından kaynaklanıyor. Bilinç akışı tekniği tam da bu demek. Gerçek hayatta elde edemeyeceğimiz bir güç veriliyor bize ansızın. Sokakta kafamızdaki düşüncelerle yürürken...

''Nothing to be done''

Resim
Eve döner dönmez kendimi yatağa attım. Öğlen sıcağı iki birayla karışıp neredeyse beni hasta etti. Vücudumun kontrolden çıkışını hayretle izleyip uykuya daldım. Akşam saatlerinde uyandığımda gündüz yaşanmamış gibiydi. Bu hissi severim. Unutmanın kolay olduğunu düşündürür. Bugün hoşuma gitmedi. Gündüzü unutmak istemiyordum. Gerçekliğinden şüpheye düşmeme sebep olacak kadar benimle aynı gözlerden hayata bakan biriyle geçirilmiş birkaç saat.İnsan hayatın güzel şeyleri vermek konusunda hep cimri davranan ellerinden daha iyisini bekleyebilir mi? Ben beklemiyorum. Başıma altından kalkamayacağım belalar açmadığı sürece ondan mucizeler beklemiyorum. Varoluşçuluğun gelmiş geçmiş en geçerli felsefi akım olduğunda her buluşmamızda daha fazla hemfikir olduğumuz, ''Una furtiva lagrima''yı sayesinde öğrendiğim, Godot'yu Beklerken' i hayatın sırrını çözmüş gibi izlememi sağlayan, Martin Eden'i okuduktan sonra üç hafta eve kapanıp yazmamı herkes saçma bulurken, en doğrus...

İlişkide cinsel özgürlük mümkün mü? 'Burjuva aşkın yalanları' na karşı Sartre'ın aşk teorisi

Resim
Bu günlerde geçen sene konusunu kısaca okuduktan sonra merak edip aldığım bir kitaba denk geldim. Florian Zeller'in ''la jouissance'' (zevk) isimli kitabı. Hepimizin bir şekilde yaşadığı modern ilişki sorunlarını, iki yıldır beraber yaşayan Pauline ve Nicolas çifti üzerinden tartışıyor kitap. Aşk hangi noktada biter? Kadın ve erkeğin ilişki yaşayış tarzındaki farklılık ebedi ayrılığa götüren bir süreç midir? Fedakarlık ve sadakat bir ilişki için en temel unsurlar olarak görünse de  zevk arayışı ve ihtiyacı da insan için azımsanamayacak kadar önemli değil midir? Peki ilişkideki tüm heyecanı yıllar içinde tüketmiş ya da tüketmekte olan ama birbirini seven çiftler ne yapacak? Hayatta olduğu gibi kitapta da kadın karakter Pauline büyük bir bağlılık ve güven duygusuyla Nicolas'yı severken ve onun 'diğer erkeklerden farklı' olduğuna inanırken, Nicolas suçlu hissettiği halde başka kadınları hayal etmekten kendini alamıyor ve aşkla cinsel özgürlüğün beraber y...

chanson var, en güzelinden

Resim
C'est beau, je sais, l'amour naissant,  Je rêvais, pourtant ..

Deja-vu

Resim
İncinmemek için incitebilecek tüm etkenleri yok etmeye dayanıyor savunma mekanizmamız. Yılanın başını daha kendini belli etmeden ezmek istiyoruz. Yaşanabilecekleri görme isteği, sebep olacağı  muhtemel acıları düşününce hafif kalıyor. Dejavu hissi. Bunları daha önce gördüm ve bu hataları daha önce yaptım. Belki bu sefer farklı olur'un naifliğine kanamıyorsun artık. Son birkaç sefer farklı olmadığı gibi.. Şimdi de  olmayacak. Belki de bir daha deneyip tekrar yanılmaya gücü yetmiyor  insanın. Her yanılgı bir öncekinden daha yıkıcı ve karşılaştığın her insan kendi 'dejavu' larıyla geliyor. Beraberce aynı hataları tekrarlıyoruz hissi. Onun dejavularını bilmediğinden tekrarlanmalarını da engelleyemiyorsun. Bilsen de engelleyemezsin. Kendininkileri engelleyemediğin gibi. "It seems I always end up  In the same old place  Like I've seen it all before  And though I try not to  I make the same mistakes  Who's playing a trick on me?  I don't no...