Yaz öğlenleri kanal kenarı
Bugün kanal kenarında ayaklarımızı suya uzatmış oturuyorduk. Güneş yakıyor, insanlar gruplar halinde bindikleri botlarla yanımızdan geçiyordu. Birkaçına el salladık, onlar da bize el salladı. Sanki burada kimse kimseye el sallamaz gibi geliyordu. Dünyanın en sıcak kültürü değil, ama insan her yerde insan. Mutluluk hakkında konuşuyorduk. Sence mutluluk ne diye sordu Kate, hiç düşünmeden şu an, dedim. Üzerine zaten uzun uzun düşündüğüm ve artık karar kıldığım bir şeydi. Mutluluk, mutlu olduğunu hissettiğin an. Ne öncesi, ne sonrası, ne bundan sonra ne olacak kaygısı. Her normal insan gibi biz de sık sık öğle aralarında, bir yandan yemek yiyip diğer yandan kendimizi geleceğe dair kaygılanırken yakalıyorduk. Kate annesinin ona evlenmesi için yaptığı baskıdan bahsediyordu. Bir yandan da biriyle tanışmak istediğini, güzel bir ilişkiye duyduğu özlemi anlatıyordu. O anlatırken hangisinin onun isteği, hangisinin ona küçüklükten itibaren öğretilenler olduğunu anlamaya çalışıyordum. Biri san...