Kayıtlar

The Banshees of Inisherin (filmi izledikten sonra okumalık)

Resim
Uzun zaman sonra bir film bende gece yarısı yazma, film boyunca kendime sorduğum soruların ucunu kaçırmadan not alma ihtiyacı doğurdu. Biten basit bir arkadaşlık değil. P ádraic bir anda en yakın dostu gördüğü Colm'un artık onunla konuşmak istemediğini öğrenip şaşkına dönüyor. Colm çok kararlı, ikisini de tanımayan bizler  için Colm'un bu ani kararı büyük bir gizem oluşturuyor. İzleyiciler olarak acaba ölüyor mu, en yakın arkadaşını bu acıdan korumaya yönelik mi böyle davranıyor gibi bir merak oluşturuyor. Padraic arkadaşının etrafında dönüp durur, bir konuşma fırsatı yakalamaya çalışırken sebep bizim için de netleşmeye başlıyor. Artık senden hoşlanmıyorum diyor Colm. Baştan beri iyi arkadaş olmadıklarını ve aslında kendini hiç ona denk görmemiş olduğunu anlıyoruz. Padraic'in aklındaki ayrılmayan ikili, Colm için zaman öldüren bir ikiliymiş.  Bence hikayenin kırılma noktası Padraic'in arkadaşını kaybetmesi acısıyla birleşen sıkıcı, boş ama 'iyi' insan olarak gör...

Herkesi memnun etmeye çalışan insan

Resim
Son zamanlarda  ''people pleaser''  kavramını -  herkesi memnun etmeye çalışan insan olarak çevirebiliriz-   çok duymaya başladım. Özellikle kadınlar arasında oldukça yaygın. Ben de iyileşmeye çalışanlardan biriyim. İyi, kibar, uyumlu olmak için yetiştirilen, bu özelliklerinden ötürü aile ve toplum tarafından ödüllendirilen kız çocuklarının yetişkinliklerinde de herkesi memnun etmeye çalışması şaşırtıcı değil. Uzun yıllar giydiğimiz, alttan alan, çözüm bulan, makul, sorun çıkarmayan kadın kıyafetini bir kenara kaldırıp başkaları ne düşünür diye kafaya takmadan istediğini söyleyen kadın olma kıyafetine alışmak, onun içinde rahat hissetmek de kolay değil. Üniversite zamanlarından aklımda bir anı var. Arkadaş grubumda o zamana göre 'marjinal' kabul edilebilecek, otoritelere sorun çıkaran, düşünmeden konuşuyormuş gibi görünen, aşırı öz güvenli, çok konuşan, her alanda - iyi olup olmamasından bağımsız- bir varlık gösteren, güzelliğini göstere göstere yaşayan, birçok ...

Kar yağan günler

Resim
  Kar yağışını eğer o gün oradan oraya koşmam gerekmiyorsa, bir köşede sakince oturup hayallere dalabileceksem seviyorum.  Hayata bir dinginlik, romantizm, koşarak akan hayatın bu kadar koşmasının anlamsız olduğunu söyleyen bir ağırlık çöküyor. Kar tanelerinin birbiri ardına, aynı ritmde, usanmadan bir ritüeli tekrar edercesine düşmesinde ruhumuza iyi gelen bir şey var.  Bizim hayatın içinde ettiğimiz tüm tekrarlara, ne olursa olsun akan zamana ve devam ettiğimiz günlere benziyor.  Şikayet ettiğimiz her şeye, olabilir, sen devam et, bak biz nasıl ara vermeden akıp gidiyoruz der gibi. En azından ben böyle bir rahatlama, hafifleme hissediyorum karı izlerken. Kar yağdığında işi gücü bırakabilcek kadar şanslı bir gündeysem eğer, yapılacakları akşam saatine öteliyorum.  Bugün mesela. Pencere kenarında bu güzel günü, bisikleti ve bebek arabası ile penceremin önünden geçen, renkli bereli, uzun montlu insanları izlemekten daha önemli bir işim yok. Önemli görünen her şey...

Herkes lider olamaz

Resim
  Yöneticim iki sene önce  Christmas zamanı '' Nasıl Yönetilir'' başlıklı, pahalı görünen bir kitabı evime sipariş etmişti. Kitaba şöyle bir bakmış, ön yargıyla kitaplığın bir kenarına sıkıştırmıştım. Bir işte iyi olacağım diye karakterimden uzaklaşacağım bir takım stratejiler öğrenmeyi yüzeysel buluyordum. Bu tarz kitaplara karşı hala önyargılıyım. Ama son zamanlarda, iş yerinde liderlik özelliği olan kimselerin yaptığı ve birbirine çok benzeyen hamleleri gözlemlemeye başladım. Bunca ortak özellik olması şaşırtıcı geldi. Sanki işe yarayan bir yol öğrenmiş, bu yolu tekrarlıyor gibiler. Üzerine biraz kafa yorduktan sonra, iki yıldır yüzüne bakılmadan rafta bekleyen kitaba bir göz atmak istedim. Muhtemelen bilinçli şekilde böyle kitaplar okuyorlardır, her şey tecrübe ya da tesadüf olamaz. Birkaç saat içinde atlaya atlaya kitabın yarısına geldim. Bazı bilgiler aşırı sıkıcı ve yüzeyseldi. İnsanları belirgin karakterlere koyup bir şema çıkarmamız, bu şemaya göre nasıl bir li...

Yeni yıl için yeni bir liste

Resim
  Her yıl böyle bir liste hazırlıyorum ve her yıl birkaç madde hiç öngörmediğim şekilde değişiyor. Bu defa üzerine çok düşünmeden, son zamanlarda kendimde gördüğüm ve değiştirmek istediğim halleri not aldım. Genelde listelerim büyük bir başarıya ulaşamasa da maddeler arasında büyük aşama kaydettiklerim oluyor. Bu sene en çok dikkat edeceğim nokta, başarılarımı küçümsememek olacak. Son zamanlarda girdiğim iş ortamlarında fikri bile olmadan her konuda uzun uzun konuşan, yeni dahil olduğu projenin geçmişini bile bilmeden ve sorma gereği duymadan, ya da kendisinin bilmediği bir şeyler olacağını hesaba katmadan sonu gelmez yorumlar yapan erkeklerle karşılaşıyorum. Kadınlardan da söz alıp bir anda küçük bir soruyu uzun bir söyleve çevirenler oluyor ama hem onların sayısı daha az hem de gözüme fazla batmıyorlar. Bastırılmış, utandırılmış bir kadındansa aklındakini çekinmeden söyleyeni tercih ederim, ki dünya aşırı özgüvenli erkekle doluyken biraz da çok konuşan kadınlar olsun, ne fark ede...

Patriarkada kız çocuğu

Resim
Üniversiteler açılalı bir süre oldu. Ülkedeki yaşamsal binbir derdin üstüne şehir değiştiren, yeni yurt ortamlarında daha önce bir araya gelmediği kültürlerden başka kadınlarla tanışan genç kadınları düşündüm bugün.  Eskişehir'den İstanbul'a taşındığımda, iyi bir okula girmek için canhıraş test çözmüş, çocukluğundan beri kitap okumuş ve voleybol oynamış genç bir kadından başka bir şey değildim. Bunların üzerine koyabileceğim, beni yeni hayatımın öğreteceklerine bir nebze daha hazır eden en ufak bir destek mekanizmam yoktu. Mesela şöyle diyemiyordum; İstanbul çok karmaşık, büyüleyici ve büyükse, kendimi nereye koyacağımı bilemez, kaybolur gibi hissedersem, deneyimlerim içinden çıktığım küçük hayatı aşarsa konuşabileceğim bir annem, ablam, beni sorgusuz sualsiz dinleyecek bir teyzem var. Daha çok şöyle diyordum; bu ne büyük bir değişim ve ben hepsi bana benzer kafa karışıklığı yaşayan kadın arkadaşlarımla birlikte bu işte ne kadar bilgisiz ve yalnızım.  Caddeleri tanımayı, hangi...

Son dakika hataları

Resim
  Bir toplantı için İspanya'nın Portekiz'le komşu şehri Pontevedra'ya iş yerinden bir arkadaşımla seyahat ettik. İki günlük toplantı sonunda dönüş planımız, toplantıyı organize edenlerim seyahat acentası tarafından planlanmıştı. Sabah 9.30 treniyle Pontevedra'dan 4 saatlik bir tren yolculuğuyla Madrid'e gidecek, birkaç saat şehirde zaman geçirdikten sonra uçakla Kopenhag'a dönecektik.  Sabah otelden ayrıldık. Tren istasyonu yürüme mesafesindeydi. İstasyona vardığımızda trenimizin kalkmasına on beş dakika vardı. Elektronik biletler iş arkadaşımın telefonundaydı, kontrol de etmemiştim. Onun yönlendirmesiyle hareket ediyordum. Bileti bulunca yüzünde bir şaşkınlık belirdi. Bu bilet Ekim ayına alınmış diye şaşkınlıkla haykırdı. Öylesine aniden ve aşırı panik oldu ki onu sakinleştirmekle problemi anlayıp çözmek arasında bocaladım.  Uzun yıllardır sorunlar karşısında çok büyük tepkiler veren, hayretler içinde kalan, çözümden ziyade kim nerede hata yaptıya odaklanan ins...